Google

siir - Hiç kimse, başarı merdivenlerine elleri cebinde tırmanmamıştır. - Blogcu
Graphics by
yinebiirgulnihal/YBG



Hiç kimse, başarı merdivenlerine elleri cebinde tırmanmamıştır.

12/3/2007 - DAĞ RÜZGARI

Kategori: siir

Kaderde senden ayrı düşmek te varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.
Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanı başımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık
Bir nefeste benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.
Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

Ümit Yaşar Oğuzcan

(BU ŞİİRİ ELAZIĞLI CEYLAN SERTKAYA ARKADAŞIM ÇOK SEVERDİ  .ONDAN ZEVKLE DİNLERDİK . ŞİİRİ ARKADAŞIM SANA İTHAF EDİYORUM.

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

10/3/2007 - ŞİİR

Kategori: siir

 

                                                           SENİ DÜŞÜNÜYORUM

                                       

                                                    AKLIMDA HEP  SEN

                                                     SENDE BENİM GİBİ

                                                    BU GECE BENİ DÜŞÜN

 

                                                     SENSİZ YAPAMIYORUM

                                                     HAYALİMDE GÜLÜŞÜN

                                                     UZAKLARDA OLSANDA

                                                     BU GECE BENİ DÜŞÜN

 

                                                       23 EKİM 1992

 

              ( Eşimle lisede tanıştık 10 yıl arkadaş kaldık sonra evlendik .Bu şiiri de ilk tanıştığımızda bana yazmıştı.:)

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

24/2/2007 - ŞİİR

Kategori: siir

 

 

SENİ SEVEN MEHMET'İN

Sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için,
her sabah karşıladım;
bir gülücük görmek için, selam durdum en önde;
bir günaydın bekledim:
Okan'a gülümsedin; bana selam vermedin...
Seni sevdim öğretmenim yine de seni sevdim,
bisikletim olsaydı inan sana verirdim...
Sabah kırağıda geldim,
buzda karda hep geldim;
çok üşüdüm öğretmenim üşümüssün demedin...
Didem hastalanmış Didem dedin Şebnem dedin,
Züleyhayı Tolga'yı her fırsatta seversin...
Hasta oldum bilerek,
bunu hiç fark etmedin...
Sevgini kazanmayı bir tek ben beceremedim...
Kapılarda bekledim, tahtayı hep ben sildim;
bazen ayağa kalktım, kimi zaman eğildim,
gözümden yaş aktı bazen,
kendi kendime sildim,
sana yakın olmayı birtek ben beceremedim...
Yedi binlere kadar yazın dedin,
parmaklarım tutuldu yazmaktan vazgeçmedim...
Defterine baktın Aytuğ ile Figen'in,
dokuz yaprak doldurdum ödevimi görmedin...
Şiir verdin Nalan'a, Zühal'in resmini övdün,
Süreyya'ya güven verdin, beni hiç mi sevmedin?
Gücensem de öğretmenim,hiç kızmadım,
renk vermedim:
Arka sıradaki Mehmet seni seven Mehmet'in...

Saim METİN

(Bu şiiri çok beğeniyorum onun için sizlerle paylaşmak istedim..Lütfen çevremizdeki insanların farkına varalım ...)

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

5/2/2007 - MEHMET ÇELİK'E İTHAF

Kategori: siir

SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE



II

Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
Baharı kolayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasında
Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-
Bana geri getirir eski günleri
...Paslanmış demir bir kapı açılır
Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
Ta karanlıklar içinde birden
Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
Söyleyemediğim ateşten kelimeleri
Şuuraltım patlamış bir bomba gibi
Saçar ortalığa zamanın
Ağaran saçın toz toprağını
Bana ne Paris'ten
Newyork'tan Londra'dan
Moskova'dan Pekin'den
Senin yanında
Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı
Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu
Geceme gündüzüme
Gözlerin
Lale Devrinden bir pencere
Ellerin
Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den
Kucağıma dökülen
Altın leylak

III

Ölüler gelmiş çitlembikler sarmaşıklarla
Tırmanmışlar surlarıma burçlarıma
Kimi ırmaklardan yansıma
Kimi kayalardan kırpılma
Kimi öteki dünyadan bir çarpılma
İçi ölümle dolu
Dönen bir huni
Doğarken güneş
Kesilmiş ölü yüzlerden
Bir mozayik minyatürlerden
Dokunur tenimize
Soğuk bir azrail ürpertisiyle ay
Ve birden senin sesin gelir dört yandan
Menekşe kokulu sütunlardan
Komşu dağlardaki nergislerden leylaklardan
Gözlerine ait belgeler sunulur
Ey aşkın kutlu kitabı
Uçarı hayallere yataklık eden
Peri bacalarının yasağı
Gönlümün celladı acı mezmur
Bana bıraktığın yazıt bu mudur
Ölüm geldi bana düğün armağanın gibi
Senden bir gök
Senden yıldızlar ördüler
Ateş böcekleri
O gece dört yanıma
Ey bitmeyen kalbimin samanyolu destanı
Sen bir anne gibi tuttun ufukları
Ve çocuklar gülle anne arasında
Seninle güller arasında
Tuhaf bir ışık bulup eridiler
Çocuklar dağ hücrelerinde erdiler
Aramızdaki sırra
Bir de ay ışığında büyüyen fısıltılar
Gençlik monologları
Seni alıp kaybolmuş zamanın çağıltısından
Bana getiren
Yasamız vardı
Öfkeyle yazardın sen bir yüzüne
Ölür ölür okurdum öbür yüzünde ben

IV

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili 

Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin
Belkıs'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
SEZAİ KARAKOÇ

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

4/2/2007 - ŞİİR

Kategori: siir

              ANALİZ

                  Sorulur ki,neden düşük başarı,

                  Öğretmen yılgın ,çocuk haşarı

                   Zil çalar çalmaz fırlar dışarı,

                  Okul değil sanki çilehanedir.

               

                  Ana baba ayrı aile çürük,

                  Sevgi sıfırlanmış ,yürekler buruk

                  Ekmeğime katık olur mu koruk?

                  İçtiğimiz su yediğimiz namedir.

 

                  Öğrenciler birer yarış atıdır.

                  Joker acımasız kural katıdır.

                  Okul yolu yaşamın sıratıdır.

                  Akıllı bulmak zor, hep divanedir.

 

                  Eğitim derdime ilave derttir.

                  Dertlerime ortak olanlar merttir.

                  Az veren cimri ,çok veren cömerttir.

                  Özçelik'te dertler pare paredir.

 

 

Hüseyin ÖZÇELİK

 MİLAS

 

 

 

 

 

 

                 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/1/2007 - ANNEME

Kategori: siir

ANNE SEVGİSİ

Ağaçlar kalemim olsa ,
Denizler mürekkebim olsa ,
Gökyüzü defterim olsa ,
Yine de anlatamam seni anne .

Ağaç yaprakları defterim olsa ,
Denizlerin suyu mürekkebim olsa ,
Gökyüzü bulutları duygularım olsa ,
Yine de tam anlatamam seni anne .

Deniz kumu kadar param olsa
Deniz suyu kadar kanım olsa
Hepsi uğrunda harcanmış olsa
Yine de hakkını ödeyemem anne

Bütün çiçekleri buket yaptırmış olsam
Üstünü kalbimi ambalaj yapmış olsam
Bunları uçan kuşlarla göndermiş olsam
Yine de gönlünü tam almış olamam anne

Şair bayram yedi Cihanın alimi de olsa ,
Yazacağı her kelimesi lâlügüher de olsa ,
Yine de anlatamaz seni, sönük kalır kelamı .
Seni en güzel Allah kelamı anlatır anne ....
BAYRAM TUNCA

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

13/1/2007 - XSANTOS

Kategori: siir

 

ESKİDEN

  Çember çevrilir,

  Su musluktan içilir,

  Ağaçlara tırmanılırdı.

  Bebekler bezden,

  Silahlar tahtadan,

  Resimler kömür karasından yapılırdı.

  Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin

  İsimleri konulur,

  Saatli maarif okunurdu.

  Komşuda pişen

  Bize...

  Bizde pişen komşuya düşerdi.

  Geceler ayaz,

  Sokaklar karanlık,

  Yıldızlar parlak olurdu.

  Turşu, salça, mantı

  Evde yapılır,

  Karpuz kuyuda soğutulurdu.

  Erik ağacının çiçeği,

  Pencere camımıza yaslanır,

  Güz yaprakları bahçemize düşerdi.

  Kardan adam yapılır,

  Evlerde soba yakılır,

  Kış gecelerinde masal anlatılırdı.

  Merdiven çıkılır,

  Aidat ödenmez,

 Yönetici seçilmezdi.

  Evler badanalı,

  Sokaklar lambasız,

  Mahalleler bekçili olurdu.

  Ajans radyodan dinlenir,

  Çizgi roman okunur,

  Defterlere kenar süsü yapılırdı.

  Hayat,

  Arkası yarın gibiydi,

  Kesintisizdi.

  Her gün yaşanacak bir şey vardı.

  Herkes kendi düşünü kurar,

  Kendi hayatını oynardı.

 

  ŞİMDİ

 

  Şimdi,

  Herkes

  Yoğun,

  Yorgun

  Ve

  Tek başına...

 

CAN DÜNDAR



 
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

11/1/2007 - ŞİİR

Kategori: siir

BİR GÜN ANLARSIN
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.
             Ümit Yaşar OĞUZCAN
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/1/2007 - ŞİİR

Kategori: siir

 İrşat

 

Sevgilim güvenme güzelliğine,

Senin de saçların tarumar olur.

Aldanma talihin pembe rengine,

Hayatın uzun bir intizar olur.

 

Sevgilim her insan doğarken ağlar,

Çiçeklerle açar, sularla çağlar,

Rehgüzârı olur bahçeler, bağlar,

Nihayet isimsiz bir mezar olur.

 

Sevgilim baksana bir yanda gülen,

Bir yanda gözünün yaşını silen,

Kimi benim gibi erir derinden,

Kimi senin gibi bahtiyar olur!

 

Sevgilim senin de geçer zamanın,

Ne şöhretin kalır, ne hüsn-ü ânın,

Böyledir kanunu kahpe dünyanın,

Dört mevsim içinde bir bahar olur.

 

Kemalettin  Kamu

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

30/12/2006 - YALNIZLIĞA

Kategori: siir

           YATTIĞIM KAYA

                 Bu akşam o kadar durgun ki sular

                Gömül benim gibi kedere diyor

                 İçimde maziden kalma duygular

                 Ağla geri gelmez günlere diyor

                        Ey gönül gelenden gidenden ümidini kes!

                        Kaçan bir hayale benziyor herkes

                        Sanki kulağıma gaipten bir ses

                        Buluşmalar kaldı mahşere diyor

                               Enginden engine koşarken rüzgar

                               Bende bir yolculuk heyecanı var

                               Yattığım kayaya çarpan dalgalar

                               Çıkıver bir sonsuz sefere diyor.                           

                   

                                                                 Necip Fazıl KISAKÜREK

15 YorumYorum yaz!Bağlantı


Myspace Backgrounds From FreeGlitters.Com
<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Her telden ,içimden geçenler,nette bulduklarım ... image hosting file

Son Yazılar

Kerim Çanakkale'de
Kerim
FIKRA
Kumluova
KUMLUOVA
image hosting file

image hosting file

image hosting file

Links • Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler


image hosting file

Arkadaşlarım • elifce
zelis
funmak
gelincikler
sacita
goznuru
hayris
ikibin6
pinardemir
fatmaca
gulten
rapunzel
merakli
nergizcankul
cicim
arzumca
birdemetyasemen
merihle
pastel
selsun
hayaldunyam
eminedantelorgu
pelinimm
ilmekilmek
hobilendik
fatoscb
mila2
ahuzeren
demetezgisu
meralsa
bilgimolsun
kumboncuk
Özgülüntarifleri"> Blog EkleHalecik33

Arzumca JANSET SERAPARDA

sudemsu

nuray ekin

bacilar mutlumavi Graphics by yinebiirgulnihal  esko illede Yabangülü