(Ayrıntıya dalıp özü kaçımayı anlatan güzel bir fıkra)
Kari-koca birlikte tatile cikarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gununun aksami guzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkac saat sonra kadin uyanir ve kocasini de uyandirir. Adam uyku sersemidir; guzel bir ruyadan uyandirildigi icin de biraz kizgindir: 'Ne oldu? Ne istiyorsun?' diye sorar. -'Yukariya bak ve bana ne gordugunu soyle.' Adam gokyuzune bakar ve cevap verir: -'Bunun icin mi uyandirdin beni?. Baktim iste. Bir suru yildiz goruyorum, isil isil parlayan milyonlarca yildiz.' Karisi tekrar sorar: 'Peki, bu sana neyi gosteriyor?' Artik iyice uykusu kacan adam biraz dusunur ve cevap verir: 'Teolojik olarak Tanrinin kudretini ve kendi acizligimizi goruyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karsisindaki onemsizligimizi goruyorum. Astronomik olarak galaksilerin,yildizlarin, gezegenlerin varligini goruyorum. Yildizlarin konumuna bakarak saatin 3 oldugunu goruyorum. Meteorolojik olarak da bugun havanin cok guzel olacagini goruyorum. Niye sordun bunu bana? Sana neyi gosteriyor?' -'Necati, cadirimizi calmislar.'
Gün vardır, bin yıldan uzun gelir bize, bir yıl vardır bir günden kısa gelir bize. Bire bin yazılan bu gecede dua edelim Rabbimiz'e. Hayırlı kandiller..
iyi akşamlar,niçin daha önce sayfanıza hiç gelmememişim???? herhalde denk gelmemiş,güzel paylaşımlarınız için sağolun.. bende antalyadan katılıyorum blog dünyasına ama henüz yeniyim eh birazda acemi :)) fethiyeye geçtiğimiz yıllarda tatile gelmiştik eşimle kayaköyde çalış plajında falan kalmıştık ben çok sevmiştim oraları ama kumluovayı hiç duymamıştım ,neyse arkadaşım mektup yazar gibi uzattım,tekrar iyi akşamlar diliyorum,hoşçakal